HERKES

BURAYA

BAKIYOR

ÜCRETSİZ

REKLAM

ALANI

Kobi Sosyal Gruplarında Paylaşım Yapabilir

Web Danışma

Diji Kobi

Renkli Kitap Dikenler

Neye İhtiyacınız Varsa

'Diji Kobi' Yanınızda

Pandemi: Geleceği Görmek İsteyen Şirketler Gelecek Senaryolarını Planlamalıdır

En son güncellendiği tarih: Şub 16




GELECEĞİ GÖRMEK İSTEYEN ŞİRKETLER GELECEK SENARYOLARINI PLANLAMALIDIR

İlk Covid vakasının bildirilmesinin üzerinden neredeyse 15 ay geçti ve arada kalan zaman diliminde ne çok şey yaşandı. Türkiye’deki çok az işletme sahibi, bu noktada kriz potansiyelini ciddiye aldı. Yapılan araştırmalar, büyük işletmelerin %60'ından fazlasının dijital veya siber kriz için planları varken, çok daha azının bir pandemi için planlama yaptığını gösterdi, pandemiye hazırlıklı olan işletmeler yaklaşık %6’lık küçük bir kesimden ibaret. Bu, tıp camiasının, küresel kaosa neden olan dünya çapında bir salgının, yalnızca bir zaman meselesi olduğuna dair tekrarlanan uyarılarından çok daha fazlasıydı.


Geçmiş dönemlerde de aralarında SARS, EBOLA, Domuz Gribi, Kuş Gribi ve MERS gibi küresel tehditlerin yer aldığı uyarılar aldık. Ancak hiçbir zaman kendimize şunu sormadık; "Gerçek tehditleri neden görmezden geliyoruz? Bu tehditlere karşı iyimser yaklaşmak yerine, gelecekteki pandemiler ve diğer varoluşsal tehdit kaynakları için uygun hazırlıkları yaptığımızdan emin olmak için ne yapabiliriz?" Tehditleri küçümseme eğilimi neredeyse evrensel ve çok insani görünüyor fakat bu durum oldukça tehlikeli. Sadece 22 yıldır yaptıkları gibi bugün de “normalliğin” geri döneceği fikrine sarılmış olan Venezuelalılar halen aynı sorunlara karşı direnmek zorundalar ve yol almayı başarabilmiş değiller.


Bu durum aslında bize Stockdale Paradoksunun güçlü gerçeğini hatırlatıyor. Amiral Stockdale bir Vietnam savaş esiriydi ve hangi mahkumların canlı olarak geri dönmeyeceği sorulduğunda cevap verdi: Ahh, bu kolay, iyimserler. "Noel'e kadar çıkacağız" diyenler onlardı ve Noel gelirdi - Noel giderdi. Sonra "Paskalya'ya kadar çıkacağız" derlerdi ve Paskalya gelirdi - Paskalya giderdi. Ve sonra Şükran Günü ve sonra yine Noel olurdu. Bu döngüye inananlar öldüler. Bu çok önemli bir gerçek. Asla kaybetmeyi göze alamayacağınız, sonunda galip geleceğinize olan inancınızı, mevcut gerçekliğinizin en acımasız gerçekleriyle, ne olursa olsun, yüzleşme disipliniyle asla karıştırmamalısınız.


Neden Tehdit Görmüyoruz

Neden çoğumuzun gerçek tehditlerden kaçındığı sorusuna dönelim. Cevabın, biz insanlar olarak mükemmel olmayan şekilde karar vermemizin en az dört kökü vardır:


1. Kalabalığı takip etme eğilimindeyiz...


Buna kanıt bulmak için "en iyi uygulamalara yada en iyi markalara" olan saplantımızdan öteye bakmamıza gerek yok. Bunu "Bandwagon Etkisi" olarak açıklayabiliriz. Aslında “Sürü Psikolojisi” demek isterdim ama o zaman muhtemelen linç girişimine maruz kalabilirim. Ne olursa olsun, başkalarının yaşadığı ibretlik olayların bizim başımıza gelmeyeceği yönündeki yaygın duygular bizi gerçeklikten uzaklaştırır. Ancak, diğerlerinin eylemsizliğinin, inisiyatif alma korkusundan kaynaklanan zayıf bir mazeret olduğunu unutmayın.


2. Yakın geçmişte bir şey olmadığı için bunun asla olmayacağına inanıyoruz…


Modern zamana ayak uydurarak, çoğunlukla birlikte ortalama bir hayat sürüyorsak ve şimdilik her şey yolunda gidiyorsa, hep öyle devam edecekmiş gibi hissederiz. Bu, "Normallik Etkisi" olarak bilinir.


3. Olumsuz şeyler düşünmekten kaçınmaya çalışırız…


Bu iyimserlik önyargısı, karşılaşacağımız riskli durumlara karşı bizi savunmasız bir yapıya kavuşturur. Bakış açımızı destekleyen bilgilere ulaşmaktan ve ihtimalleri değerlendirmekten uzak kalmayı tercih ederiz.


4. Henüz görmediğimiz zorlu bir durum karşısında çaresizliğe geçmekte çok hızlıyız…


Birçok uzun ömürlü işletme, diğerlerinin başaramadığı yerlerde başarılı olmaya devam etmiştir, çünkü onlar çok şey görmüş ve hayatta kalmanın yollarını bulmuştur.


Bu olumsuz eğilimlerle savaşmalı ve zihnimizi daha önce gerçekliğimizin dışında olduğu varsayılan tehditlere açmalıyız. En azından, her işletme/şirket yönetimi, karşılaştığı potansiyel riskleri sistematik ve sürekli olarak belirleyen bir komiteye sahip olmalıdır. Genellikle tehditler için beyin fırtınası yapmak ve ardından onları iki boyutta sıralamak yardımcı olur:

  • Tehdit ne kadar muhtemeldir?

  • Tehdit meydana gelirse, kurtarma ne kadar maliyetli olur?

Bu tür tehditler belirlendikten ve sıralandıktan sonra, bunları olası maliyetli tehditlerden başlayarak ve beklenmedik ucuz tehditlere doğru ilerleyerek teker teker ele almanız önerilir. Örneğin, bir pandeminin herhangi bir zamanda meydana gelme olasılığı düşüktür, ancak kurtarma maliyeti yüksektir, bu nedenle herhangi bir tehdit sıralamasının ortasında yer alır.


Geleceği Yorumlamak

Örneğin Covid, 2020 yılı Ocak ayında 21 ülkede yaklaşık 10.000 vaka ile rapor edildiğinde tehdit listesinin en üst sırasına yerleşmiş olmalıydı. Ancak bu durum bir süre göz ardı edildi ve bu yöndeki tedbirler ancak 2020 Mart ayında alınmaya başladı. Bu tehdidin, gizli enfeksiyonlarla birleştiğinde, büyüyen bir bozulmanın tüm özelliklerini taşıması durumu öngörülmeli ve erken müdahale gerçekleşmeliydi. Bununla birlikte, diğerlerini takip ederek COVID'den hiç bahsetmeyen ve 2020 için pembe bir ekonomi öngören Ekonomistlerin raporlarına bakarak güvende hissetmeyi tercih ederseniz, sonraki dönemlerde bunun ne kadar yanlış olduğunu ancak acı tecrübeler ile teyit edebilirsiniz.


Sektörün bazı öncü düşünürleri “Üretken Paranoya” kavramını uygulamaya koyarak hizmet etmekte oldukları tüm işletmeleri, tehdit gerçek olursa nasıl tepki verileceği konusunda düşünmeye zorladı. Ancak yönetimlerin çoğu, böyle bir egzersizin gereksiz olduğunu söyleyerek geri adım atmaktan çekinmedi. Bütçelerinin ve ikramiyelerinin azalacağını düşünen birkaç üst düzey lider şiddetle direndi. Aslında mesele şuydu; "Üst düzey bir planlama yapmanın ne zararı olabilir?" Bazıları için değerlendirmeler sonucu:


* İş sözleşmesi yenilemelerinin hızlanması,

* Dijital ticarete yapılan yatırımların hızlanması,

* İşletmenin statü değiştirmesi gerekiyorsa, yeni planların geliştirilmesi ve uygulanması,

* Çevrimiçi toplantı yetenekleri ve evden çalışma senaryolarının değerlendirilmesi,

* İşgücünün nasıl yeniden yapılandırılacağı hakkında planlama yapılması gerekliliklerini gündeme getiriyordu.


Şimdi krizin sonunu görmeye başladığımızda, 2021 yazından önce yanıtlanması gereken yeni sorularla karşı karşıyayız. Kalıcı olarak evden çalışan daha fazla insan olacak mı? Ürün ve hizmetlere olan talep bir kez daha değişecek mi ve yeni bir çalışma ortamında kültürümüzü nasıl sürdüreceğiz? Kriz sonrası için çoğunlukla gözden kaçırılan ancak araştırmalar neticesinde tespit edilen bir risk ise, pandeminin kısa ve uzun vadeli etkileriyle ve bunun sonucunda ortaya çıkan sosyal izolasyon, aile sıkıntıları ve ruh sağlığı üzerindeki genel korkuyla ilgili. Yeni sorular sorma alıştırması, riskleri ayırt etmek ve derecelendirmekle görevli yeni ekiplere ve düşünürlere ihtiyaç duyulacağı açıkça ortadadır.


İşletmenin büyüklüğünden bağımsız olarak, yüksek işlevli bir yönetim kurulu, hayatta kalma şansını büyük ölçüde artırır. Yönetim kurulu, görünmeyen iç ve dış tehditlere karşı en son savunmadır. Yönetime meydan okuyarak ve liderlerin gelişmesine yardımcı olarak, kurul her zaman organizasyonun öngörülemeyen ve kaçınılmaz olanlarla yüzleşmeye hazırlanmasına yardımcı olmalıdır. Böyle başarılı bir kurul 1 birimlik değere sahip bir işletmeyi, 3 birim değere sahip bir işletme haline getirebilir. Sıra dışı fırsatlardan yararlanmak ve aksaklıklara yapıcı bir şekilde yanıt vermek için iç operasyonları sürekli iyileştirme, karlı faaliyetler ekleme ve tüm işgücünün yeteneklerini geliştirme süreci başarılı bir şekilde yürütülmelidir. Başlarda bahsettiğimiz %6’lık dilimde yer alan ve pandemi senaryolarını göz ardı etmeyen şirketler, bu salgın ortamında rekor getiriler elde ediyorlar.


Birleşik Cephe Davası

İşletmenin var olan tüm politikalarına birebir uyum sağlayan yöneticilerin güçlü bir fayda sağlayacağını iddia etmek oldukça zordur. Aksine işletme politikasına karşı yargılara sahip olan ve sorgulayan yöneticiler önemli faydalar sağlamaya açıktır. Karşıt görüşe sahip yöneticiler, işletme sahiplerini baskı altında eyleme geçirilebilir ve hızlı bir şekilde geniş kapsamlı kararlar almasına olanak tanır. En azından kısmen ortak ve zorlayıcı bir amaca sahip olma uyumu, yeniden yatırım ve değişimi destekleyecek ve bu da tüm paydaşlara bir güvenlik ve istikrar duygusu sağlayacaktır. Örneğin, bazı işletmeler salgın sırasında yeni alımlar yaparak çalışma alanlarını ve araç filolarını genişleterek işgücü istihdamını desteklemeyi seçerken, diğer bazı işletmeler ise küçülmeyi, daralmayı, stabil kalmayı veya işten çıkarmaları gerçekleştirdi. Çünkü salgına karşı hazırlıklı olanlar bu durumu misyonlarını desteklemek için eşsiz bir büyüme fırsatı olarak görürken, diğerleri riskten uzak kalmak adına riskle karşı karşıya kalmayı tercih ettiler.


Geleceğe bakarken, şirket sahiplerinin gözünde ön planda olması gereken bazı hususlar var; Planlanması gereken rahatsız edici eğilimler nelerdir? Otoriteye olan güven işletmenizin konumunu korumayı garanti eder mi? Nüfus yoğunluğuna göre bilimsel gerçekleri sorgulayan ve aksini savunan kesimlerin pandemi dönemini ne şekilde etkilemesi bekleniyor? Covid karşısında daha güçlü görünen aşı karşıtı hareketin etkisi ne olabilir? Elbette, ileriki aşamada bu ve benzeri soru ve cevapları araştırmak işletmenin geleceği açısından kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur.


Toplumsal tehlikeyi körükleyen salgın döneminde işletmelerin itibarının çok savunmasız olduğu ve inşa edilen itibarı korumak için aşırı derecede ihtiyatlı olunması gerektiği açıkça ortadadır.


Krizden Yeni Fırsatlar

Ufkunuzda uzun vadeli olun; yönetimde açık iletişimi teşvik etmek; işletme yönetimini sorumlu tutmak; işletmeye yeniden yatırımı ve büyümeyi desteklemek ve kötü zamanları atlatmak için boş kaynakların geliştirilmesini teşvik eden bir kültür inşa etmek sizi geleceğe taşıyacaktır.


22 görüntüleme1 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

HERKES

BURAYA

BAKIYOR

ÜCRETSİZ

REKLAM

ALANI

ÖZEL KOŞULLAR

Çerez Bilgileri Ve Gizlilik Politikası

Kullanım Şartları

Üyelik Sözleşmesi

Diji Kobi

Kobilerin Dijital Dünyası

2020 - 2021 www.dijikobi.com Her Hakkı Saklıdır.